COVID-19 İş Dünyasında Liderlik Anlayışını Değiştirdi

KPMG’nin her yıl düzenli olarak gerçekleştirdiği Küresel CEO Araştırması’nın COVID-19 Özel Versiyonu yayınlandı. Türkiye’den de 15 CEO’nun katıldığı araştırmadan çıkan sonuca göre, COVID-19 iş dünyasını yöneten CEO’ların ‘liderlik’ anlayışını yeniden yapılandırıyor. CEO’lar artık kâr etmeye değil, şirketlerinin amacına odaklı. İş dünyası liderleri görevlerini sadece şirket yönetmekle sınırlı görmüyor. Her biri kendisini toplumsal değişimin liderliği konusunda sorumlu hissediyor.

KPMG’nin Küresel CEO Araştırması, COVID-19 Özel Versiyonu ile güncellendi. 2020 yılının başında küresel ölçekte dünya devi şirket yöneticileriyle yapılan araştırmanın devamı niteliğindeki anket, COVID-19 ile geçen 10 ayda iş liderlerinin önceliklerinin nasıl değiştiğine ve büyük sağlık krizini nasıl yönettiklerine ışık tutuyor. Araştırmanın COVID-19 Özel Versiyonu, liderlik yetenekleri COVID-19’la sınanan CEO’ların liderlik anlayışını tamamen yeniden inşa ettiklerini gösteriyor. CEO dünyasında ‘kârlılığa odaklanma’nın yerini “amaca odaklanmak” aldı. Büyümenin önündeki en önemli tehdit artık ticaret savaşları ve buna bağlı ülkeselleşme değil, “yetenek riski”.

KPMG Türkiye Başkanı Murat Alsan

Araştırma sonuçlarını değerlendiren KPMG Türkiye Başkanı Murat Alsan, dünyayı bir gecede değiştiren COVID-19 pandemisinin kontrol altına alınsa da dünyanın eski normale dönmeyeceğini söyledi. CEO’ların belirsizliği yöneterek geçirdiği 2020’den çok önemli dersler aldığını vurgulayan Alsan, şöyle konuştu:

ŞİRKETLERE NEDEN İHTİYAÇ VAR?

“Bu süreçte toplumun COVID-19 salgınıyla birlikte iş liderlerinden beklentilerinin farklılaşmaya başladığını gördük. Aslında her şey bu boyutta bir küresel sağlık krizinin ortasında ‘insanların şirketlere neden ihtiyacı var’ sorusuna yanıt aranmasıyla başladı. Toplumsal sorunları merkeze almak, fayda üretmek, insanlara ilham vermek, fikirleri eyleme dönüştürmek, hayatımızdaki ‘yeni normaller’ için yön göstermek her şeyden değerli oldu. Ve dünyanın her yerinde iş liderleri değişim ve değişimin getireceği yenilikler konusunda harekete geçmeye başladı. Çünkü COVID-19 ile mücadelenin başında toplumun ihtiyaçlarını karşılama zorunluluğu yer alıyor. Şirketlerin sadece şirket ortaklarına ve iş yaptıkları paydaşlarına değil bulundukları ülkelerin toplumlarına, çalışanlarına ve bütününde dünyaya hizmet etmeleri gerekiyor. COVID-19 işte bu değişimin katalizörü oldu. Artık işletmelerin gündemi kârdan, zarardan, cirodan, maliyetten, finansallardan çok daha büyük başlıklara odaklı. Yeşil büyüme stratejileri, sürdürülebilir kalkınma çalışmaları, yeni gerçeklikte müşteri deneyiminin anlaşılması, buna uygun dijital dönüşüm, yeni İK stratejileri, yeteneklerin elde tutulması gibi gündem maddelerimiz var. Çalışanlarla yeni gerçekliği şekillendirme fırsatına sahibiz. Araştırmamız tüm bu sonuçların sebebini ve ilerlediği yönü iş liderlerinin bakış açısıyla yansıtıyor.”

ÜÇ KRİTİK EYLEM ALANI

Salgından kurtulmanın “normale” dönüş anlamına gelmediğini kaydeden Alsan, şöyle devam etti: “Bunun yerine yeni bir gelecek tanımlama fırsatı var ve üç eylem alanı kritik olacak; sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve güvenilirlik. Birincisi, liderlerin salgının sonucu olarak elde edilen iklim kazanımlarını korumaları ve sürdürülebilir, yeşil bir ekonominin temellerini atmaları gerekiyor. İkincisi, endüstrilerin geleceğini şekillendiren dijitalleşme ile müşteri davranışının nasıl değişeceği ve ortaya çıkan yeni taleplerin nasıl karşılanacağı konusunun anlaşılması ve anlatılması gerekiyor. Son olarak, pandemi şirketlere toplumda nasıl gerçek bir fark yaratabileceklerini gösterme fırsatı verdi. Kurumların böyle bir dönemde ne yaptığı hiç bu kadar önemli olmamıştı. CEO’lar çalışanların, müşterilerin ve toplulukların güvenini korumalı, şirketlerinin ‘amacını’ ve bu amaç için çalıştıklarını her fırsatta göstermeli.”

Araştırmadan dikkat çeken bazı başlıklar şöyle:

İLK SIRADA KÂR DEĞİL AMAÇ VAR

COVID-19 CEO’ların liderlik yeteneklerini sınadı. Dünyanın en büyük şirketlerinin üst yöneticileri, şirketlerinin temel hedefini kâr odaklılıktan çıkarıp toplumsal sorumluluklarını dikkate alan bir amaç algısı ile şekillendiriyor. Küresel CEO’ların sadece %23’ü ve Türkiye’deki CEO’ların %30’u şirketlerinin genel hedefini ‘hissedar değeri için yönetim’ olarak belirtiyor. Küresel araştırmada CEO’ların %54’ü Türkiye’de ise %61’i paydaşlara odaklanan daha geniş kapsamda amaca yönelik bir yaklaşım benimsiyor. Her beş CEO’dan biri (%22) ana hedefinin toplumu iyileştirmek olduğunu söylüyor. Türkiye’de ise bu oran %9.

CEO’lar çalışanların, müşterilerin ve toplumların güvenini korumak ve geliştirmek istiyor.
Pandeminin yıkıcı etkisi karşısında CEO’lar mevcut amaçlarının gerçekten toplumun ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamadığını sorguladı. Türkiye’de katılımcıların %60’ı COVID-19 sonrası ‘amaçlarını’ yeniden değerlendirmek zorunda kaldıklarını ifade etti. Amaç, pandeminin başlangıcı ile birlikte CEO’lar için ‘öncelikli görev’ haline geldi. Küresel CEO’ların %79’u krizin başından bu yana şirketlerinin amacına daha güçlü bağlar hissettiğini belirtiyor. Türkiye’deki araştırmada bu oran %93 çıktı.

Empati kararları etkiledi. Küresel CEO’ların %39’u, Türkiye’deki CEO’ların %40’ı kendilerinde veya ailelerinde COVID-19 yaşandığını söyledi. Kendi kişisel deneyimlerinden dersler çıkaran CEO’lar pandemiye gösterdikleri stratejik tepkileri değiştirdiklerini kaydetti. Empatiyle yönetsel kararlarını şekillendiren CEO’ların oranı küreselde %55, Türkiye’de %63’tür.

TOPLUMSAL DEĞİŞİME LİDERLİK ETMEK

Yılında başında küresel CEO’ların %65’i, Türkiye’deki CEO’ların %58’i toplumun bazı sorunlarına çözüm bulmak için liderlik etmeye hazır olduklarını söylüyordu. 10 ay sonra toplumsal değişimin lideri olma sorumlulukları bulunduğunu belirten CEO’ların oranı küreselde %81’e, Türkiye’de %83’e yükseldi.

Ekonomik büyümeye güven sarsıldı. Dünyada CEO’ların %32’si Türkiye’de ise %27’si gelecek üç yıllık küresel ekonomik büyüme konusunda karamsarlar. Ancak şirketlerinin büyümesi konusunda daha güvenliler. Küresel CEO’ların sadece %17’si Türkiye’deki CEO’ların %20’si şirketlerinin üç yıllık büyüme tahminlerinde güvensizlik hissediyor.
Dijital büyüme hız kesmeyecek. Salgın sürecinde yeni nesil dijital teknolojilere yapılan yatırımlar şirketlerin için pandeminin nasıl sonuçlanacağını belirleyecek. Küresel CEO’ların %80’i, Türkiye’deki CEO’ların %87’si pandeminin dijital dönüşüme ivme kazandırdığını ifade ediyor.

YETENEĞİ YÖNETEMEYEN TEHLİKEDE

Şirketleri tehdit eden riskler değişti. “Yetenek riski” geçen 10 ayda önündeki 11 riski sollayıp şirketler için bir numaralı tehdit haline geldi. Küresel CEO’lar büyümeye engel gördükleri ilk beş tehdidi “yetenek riski – %21”, “tedarik zinciri riski – %18”, “ülkeselliğe dönüş – %14”, “iklim değişikliği – %12”, ‘siber güvenlik – %10’ olarak sıralıyor. Türkiye’de ise sıralama şöyle: “Tedarik zinciri – %22”, “yetenek riski – %18”, “ülkeselliğe dönüş – %16”, “iklim değişikliği – %14”, “yıkıcı teknoloji – % 8” çıkmıştır.

YEŞİL BÜYÜME VE İKLİM ÖNCELİKLİ

İklim, CEO’ların gündeminde üst sıralarda. Üst yöneticiler iklim değişikliğinin gelecek yıllar için ciddi bir ekonomik ve insani tehdit olacağını, şirketlerin sürdürülebilir bir ekonomiyi desteklemek için yeniden inşa edilmesi gerektiğini belirtiyor. Küresel CEO’ların %65’i, Türkiye’deki CEO’ların %67’si iklimle ilgili riskleri yönetmenin önümüzdeki beş yıl boyunca işlerini devam ettirmelerinde en önemli unsur olacağı görüşünde. Küresel CEO’ların %71’i ve Türkiye’deki CEO’ların %87’si salgında elde edilen iklim değişikliği kazanımlarını sürekli hale getirmek istediklerini söylüyor.

ESKİ DÜZENE DÖNÜŞ YOLLARI KAPANDI

Eski normale dönüş yok. COVID-19tüm dünyada iş yapma alışkanlıklarını radikal şekilde değiştirdi. Pandemi bitse de eski düzene dönmek artık imkansız. CEO’ların gündeminde ‘yeni çalışmayı planlamak’ var. Küresel CEO’ların %77’si ve Türkiye’deki CEO’ların %67’si pandeminin bu sürecin başında kullanmaya başladıkları dijital iş birliği ve iletişim araçlarını geliştireceklerini söylüyor. Küresel CEO’ların %73’ü, Türkiye’deki CEO’ların %87’si uzaktan çalışmanın yetenek havuzunu oldukça genişlettiği görüşünde. Küresel katılımcıların %63’ü ise önümüzdeki dönemde fiziksel iş alanlarını küçülteceklerini belirtiyor. Türkiye’de ise bu oran %60.

YORUM

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen isminizi giriniz