Swiss Re Sigma 6 Raporu

Reasürans devi Swiss Re, yayınladığı Sigma 6 raporunda küresel tedarik zincirlerindeki yeni dönem sigorta fırsatlarını ortaya koydu. Araştırmaya göre, önümüzdeki 5 yıl içinde 63 milyar dolarlık ek prim üretimi potansiyeli var.

Yaklaşık bir sene önce ortaya çıkan ve Çin’in Wuhan kentinden tüm dünyaya yayılan COVID-19 salgını, sigorta başta olmak üzere birçok sektörü etkilemeye ve mevcut değişimi hızlandırmaya devam ediyor. Son yıl içinde küresel tedarik zincirinde kimi değişiklikler halihazırda yaşanmaya başlamıştı. Çin’in maliyet rekabetçiliğini kaybetmesi, iklim krizi kaynaklı doğal afet sıklığı ve teknolojinin tedarik zincirini basitleştiren etkisi değişimin habercisi olmuştu. Adeta bu değişimin daha görünür olması ve farkındalığın artması için yeni bir kriz bekleniyordu. Sonuçta pandemi ile birlikte risk faktörü etkisini göstermeye başladı ve değişim hızlandı.

SALGIN İLE BERABER RİSKLER GÖRÜNÜR OLDU

Salgının etkilediği unsurların en üstüne küresel tedarik zinciri oturuyor. Dünyanın en büyük reasürans şirketlerinden biri olan Swiss Re, geçtiğimiz ay konuyla ilgili bir rapor yayımladı. “Küresel Tedarik Zincirlerinde Riskleri Azaltmak: Direnci Yeniden Güçlendirmek İçin Dengeleme” isimli raporda küresel tedarik zincirlerindeki değişimin COVID-19 salgını öncesinde başladığı ve salgınla birlikte hızlandığı belirtiliyor.

Rapora göre; pandemi, küreselleşen üretim süreçlerindeki aksaklıkları ve karşı karşıya kalınan riskleri görünür kıldı. Bu riskler, birçok şirketin kepenk kapatmasına yol açtı. Bu negatif duruma karşı hayatta kalmayı başaran şirketlerin küresel tedarik zincirindeki risk faktörünün farkına varması olumlu bir işaret olarak raporda yerini alıyor. Rapora göre, bu değişimin sigorta sektörü için önemli etkileri olacak.

ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşının başladığı 2018 yılından itibaren küresel tedarik zincirleri bir değişim içindeydi. Rapor, bu süre sarfında şirketlerin operasyonel dirençlerini artırmaya başladığını, paralel tedarik zincirleri yarattıklarını ortaya koyarken salgına bir şekilde hazırlıklı olduklarının altını çiziyor. Ancak hazırlıklı olmayan şirketlerin de hayatına son verdiğini belirtip sigorta sektörünün farkındalık ve çözüm konusunda desteğinin önemli olduğu vurgulanıyor.

Swiss Re raporunda, yeni dönemin küresel ekonomiyi nasıl etkileyeceğine dair bir modelleme ortaya koyuyor. Tedarik zincirlerindeki risk yönetiminde kilit rol oynayan sigorta sektörü; iş kesintisi sonrası ortaya çıkan işletme hasarını, fiziksel olmayan hasar teminatlarını ve nakliyat sektöründeki meydana gelen kazalardan kaynaklı hasarları karşılayabilir. Ortaya koydukları ihtiyaca göre, 5 yıl içinde tedarik zincirlerinin yenilenmesi ve altyapı çalışmaları kaynaklı 63 milyar dolarlık ek sigorta primi üretileceği tahmin ediliyor.

KÜRESEL TEDARİK İÇİN SİGORTA ÜRÜNLERİ

Küresel tedarik zincirleri yıllardır, verimlilik ve maliyet etkinliğine göre şekillenirken ticaret savaşları ve COVID-19 ile birlikte risk yönetimi ve dayanıklılık daha büyük bir önem kazanmaya başladı. Mayıs 2020’de yapılan bir ankette tedarik zinciri yöneticilerinin %93’ü ihtiyaç fazlası oluşturmak, emsalsiz parça sayısını azaltmak, tedarik zincirlerini kısaltmak ve bölgeselleştirmek gibi uygulamalarla tedarik zincirlerini daha dayanıklı hale getirmeyi planladıklarını açıkladı.

Bu durum, küresel ekonomi için tedarik zinciri risklerini yönetmenin ayrılmaz bir parçası olan sigorta sektörünü işaret eden bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Swiss Re de buradan yola çıkarak kimi yenilikçi sigorta ürünlerinin küresel tedarik zincirini nasıl daha dayanıklı hale getireceğine raporunda yer veriyor. Rapora göre, en önemli sigorta ürünlerinden bir tanesi İş Kesintisi Sigortası. Bu ürün, fiziksel hasardan kaynaklanan üretim süreçlerindeki kesinti riskini teminat altına alıyor. Raporda doğal afet kaynaklı hasarların %50 ila %70’ini iş kesintisinden ortaya çıkan hasarın oluşturduğu not düşülüyor. Yine raporda birbirinden farklı iş kesintisi sigortaları ortaya konuyor. Standart iş sigortası, bir sigortalının kendi mülkiyetinin hasar görmesi durumunda devreye girerken; koşullu iş sigortası ise bir tedarikçi veya müşteri gibi harici bir tarafın hasarını karşılıyor. Ayrıca mülke fiziksel zarar gelmeksizin, ürün veya hizmet alımında meydana gelen kesinti veya gecikmeleri teminat altına alan Tedarik Zinciri Sigortası da Swiss Re’nin raporunda yerini alıyor.

Bugünlerde firmaları her zamankinden daha fazla ilgilendiren bir diğer sigorta ürünü ise Zararsız İş Kesintisi Sigortası olarak isimlendiriliyor. Pandemi, grev ve askeri harekât gibi sebeplerle yaşanan gecikmeleri, tedarikçiden ürün ya da hizmetlerin alınmasındaki kesintiyi kapsıyor. Bu sigorta ürününde riskin işletmelere zarar veren bir olayın sonunda gerçekleşmesi aranmıyor, bir çeşit parametrik sigorta olarak hasar için ödeme yapılıyor. Örnek vermek gerekirse, daha çok pandemi döneminde de karşımıza çıktığı gibi sokağa çıkma yasağının olduğu dönemlerdeki işletmenin zararını karşılıyor. 2010 yılında Kuzey Atlantik hava yolculuğunu kesintiye uğratan Eyjafjallajökull volkanik patlaması ve kül bulutu, 2018 yazında Avrupa’daki kuraklıklar sebebiyle nehir kargo sisteminin sekteye uğraması başlıca diğer örnekler olarak verilebilir.

DEVLETLERİN EYLEMLERİNE KARŞI SİGORTA

Yabancı devletlerin eylemleri de küresel tedarik zincirinin aksamasına yol açabiliyor. Rapora göre önümüzdeki dönemde politik risk sigortası daha büyük bir önem kazanacak. Ayrıca rapor, bu sigorta ürününün hem yatırımı hem de öz sermayeyi ayrı ayrı güvence altına alabilecek şekilde geliştirilebildiğini not düşüyor. Rapor, hükümet ile yapılan sözleşmelerde hükümete ürün veya hizmet satan firmaları koruyacak teminatların da bu sigorta ürünü içine dahil edilebileceğini öne sürüyor.  

TİCARİ ALACAK SİGORTASINDA BÜYÜME İHTİMALİ

ABD ile Çin arasında yaşanan ticaret savaşı ve COVID-19 küresel tedarik zincirindeki yatırımların azalmasına ve dolayısıyla sigorta primlerindeki büyümenin durmasına yol açtı. Ancak bununla birlikte ticari alacak sigortası üzerindeki farkındalığın da artmasına sebep oldu. Rapora göre, önümüzdeki yıllarda ticari alacak sigortasında prim üretimi artabilir. Rapor bu durumu küresel tedarik zincirinde alternatif yolların açılmasına ve bölgeselleştirmenin öneminin artmasına bağlıyor. 

Öncelikli olarak yeni güzergahların, yeni fabrikaların ve ilgili tesislerin açılmasına yol açacağı tahmin ediliyor. ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşı Çin’e komşu diğer ülkeleri harekete geçirmiş durumda. Asya ülkeleri küresel tedarik zinciri pastasından daha fazla pay alabilmek için yatırımlarını büyütmüş durumda. Rapor bu durumun konut ve mühendislik sigortalarında prim üretiminin artmasına yol açacağını ifade ediyor. Raporda devam eden üretim operasyonlarıyla ilgili olarak da “sorumluluk ve ticari sigortalar için de yeni talepler oluşacaktır” deniyor. 

Benzer bir durumun Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerde de gerçekleşebileceğini not düşelim. Özellikle COVID-19 sonrası küresel tedarik zincirleri şekillenmeye başladı. Örnek vermek gerekirse Almanya’da yeni “tedarik zinciri yasası” gündemde. Taslağa göre şirketler tedarik zincirlerinde insan hakları ve ekolojik standartlara bağlı kalmak zorunda olacaklar. COVID-19 sonrası küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılanmasından en çok faydalanan ülkelerden biri Portekiz oldu. Portekiz’in doğrudan yabancı yatırım stoğu COVID-19 ile ivmelendi. Almanya’da Portekizli tedarikçi arayışında %30-40 artış olduğu raporlara yansıdı. AB’yi çevreleyen ülkelerde talebin bu şekilde artacağı tahmin ediliyor.

VERİNİN ÖNEMİ ARTIYOR

Raporda küresel tedarik zincirinin değişmesi ile birlikte verinin öneminin arttığı ifade ediliyor. Firmalar yeni tedarikçileriyle ilgili verilere ihtiyaç duyacak. Bu aynı zamanda risklerin belirlenmesinde hayati öneme sahip. Anlam ifade eden veri için sigortacılar firmalardan şeffaflık talep edecek. Daha şeffaf firmalar ve daha anlamlı verilerle ticari hayatın birçok aşamasının daha kolay ve düşük bedelle sigortalanabileceği raporda yer alıyor. Bunun için de teknoloji ve dijitalleşme daha büyük bir önem kazanacak. Dijital teknolojiler, risk tanımlama, değerlendirme ve izleme açısından tedarik zincirini daha iyi anlamanın yolunu sunabiliyor. Tedarik zincirlerindeki riski ortadan kaldırmak için teknolojilerin kullanımına ilişkin rapora yansıyan örnekler şöyle:

Düşük maliyetli sensör çözümleri:Giyilebilir teknolojilerde, akıllı telefonlarda ve oyun konsollarında yaygın olarak kullanılan sensörler, tedarik zincirlerinin kalite kontrolüne ve görselleştirilmesine yardımcı olabilir. Farklı tesisler ve fabrikalar arasındaki rotasyonu en uygun hale getirmek için sensörler kullanılabilir.

Büyük veri analizi: Dijitalleştirme ile artık çeşitli kaynaklardan büyük miktarda veri toplanıyor. Büyük veri analizi, kapasite kullanımını en uygun hale getirmek, müşteri deneyimini iyileştirmek ve riski azaltmak için kullanılabilir.

Blockchain: Ürünlerin tedarik zinciri üzerindeki hareketi, blockchain ile değiştirilemez bir şekilde kayıt altına alınabilir. Bu sayede tedarik zinciri paydaşları arasındaki güveni ve şeffaflığı kolaylaştırır. Süreç otomasyonu ile birlikte sigorta maliyetlerini düşürmeye ve dolandırıcılık riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

Raporun orjinaline ulaşmak için tıklayınız.

YORUM

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen isminizi giriniz